Memurlar.Net - Soru/Cevap
     Memurlar.Net | İlan | Forum | Kurs | Okul | Becayiş Soru/Cevap Karar | Anket | Video | Üye
Ana sayfa

49 polis hakkındaki karar açıklanıyor!

Gazze'de ölü sayısı 1158'e yükseldi

Tatilcilerin dönüş yolculuğu erken başladı

KONDA'nın Köşk seçimi anketinin sonuçları

Memurlar.Net

Bu soru aşağıdaki kategorilere eklenmiştir.
Emeklilik > Emekli Maaşı

Soru:

Her ne kadar emekliliğin maaş açısından memuriyetin devamı niteliğinde olduğu dolayısıyla emekli olmadan önce mevcut olan icra kesintisinin emekli maaşı üzerinde de devam edeceğine dair 1978 tarihli Yargıtay kararı mevcut olsa da İcra ve İflas Kanunu ile 5510 sayılı Kanun hükümlerinde 2011 yılında yapılan değişiklik ile artık mevcut icra kesintisinin emekli olunması ile sona ereceği iddia edilmektedir. Bu kapsamda mer'i mevzuat açısından konu değerlendirildiğinde, devlet memuru emekli olmadan önce maaşında icra kesintisi var ise, emekli olduktan sonra da bu kesinti devam eder mi ?


Cevap:

Devlet memuru emekli olmadan önce mevcut olan icra kesintisi emekli maaşından devam ettirilir mi? Bu konuyu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri ile beraber değerlendirmekteyiz.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile emekli maaşlarına icra konulmaması amaçlanmıştır.

5510 sayılı Kanun Madde 93 hükmü;

Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı

MADDE 93- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir. (

(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Bu alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır.

Bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve alu davaları, on yıllık zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımı tarihi; alu konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar.

Zamanaşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin sigortalılık hak ve yükümlülükleri düşer.

Hükmün açıklaması;

Devlet memurlarının kendileri ile hak sahiplerine aylık bağlandığında bu aylıkları haczedilmeyecektir. Bu şekilde aylıklar haczediliyor ise borçlu buna razı olması gerekmektedir. Şayet aylıklarının haczedilmesine razı olmazsa icra müdürü aylıklarına konan haczi kaldırması gerekmektedir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerinde ise aylıklara haciz konulabileceğine yönelik hüküm bulunmaktadır.

2004 sayılı Kanun Madde 83;

Kısmen haczi caiz olan şeyler:

Madde 83 – (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.)

Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.

(Değişik: 12/4/1968 - 1045/1 md.) Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.

Hükmün açıklaması;

İcra memuru maaşlara, haciz getirebilir. Bu maaşlar görev maaşı olabileceği gibi emekli maaşı da olabilir. Bu hükümde bir ayrım olmadığı görünüyor.

Sonuç Değerlendirmemiz.

5510 sayılı Kanun ile 2004 sayılı Kanun hükümleri arasında bir çelişki görünüyor gibi olsa da, 5510 sayılı Kanunda maaşlara haciz konulması veya konulmaması konusunda Devlet memurunun talebini öne çıkardığı görünmektedir.

Devlet memuru maaşlarına haciz konulmasını istemezse, bu işlemi icra dairesinden kaldırabilir, yok maaşlarından kesinti yapılmasını istiyorsa icra dairesine hiç başvuruda bulunmaz.

Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu ödenen aylık veya gelirlere haciz konulmasını tek başına kendiliğinden yapamaz. Mutlak surette icra dairesince bir haciz kararının olması gerekir. Haciz kararı ilgili icra dairesinden gelebileceği gibi, icra dairesince verilen kararın ilgili Kurumlarca da Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

Yani, Devlet memuru görevde iken görev aylığına haciz konmuşsa, bu haciz kararının emekli maaşına da konulmasına yönelik bir kararın olması halinde Sosyal Güvenlik Kurumunca aylıklarından kesinti yapılabileceğini söyleyebiliriz.

Emekli aylıklarına da haciz kararı verilmiş ise, Devlet memuru emekli olmadan veya emekli olmasından sonra emekli maaşlarına haciz konulmaması için icra müdürlüklerinden haciz kararını kaldırması yönünde icra müdürlüğüne müracaat etmesi gerekecektir.

İcranın kaldırılmasını isteyen Devlet memurunun yapacağı ilk müracaat icra kararını veren İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE olması gerektiğini, icra işlemini kaldıran bir karar alındığında da bu kararı Sosyal Güvenlik Kurumunun uygulaması gerektiğini değerlendirmekteyiz.

Bu soru 7,429 defa okundu.

Yorumlar   Yorum yaz
İletişim | Reklam | Sitene ekle

2012 © Memurlar.Net.