allah herkese yardım etsin . arkadaşlar benim bir sorunum var . bana yardımcı olursanız sevinirim.2002 yılında şu anki eşimin önceki eşi ile olan mal paylaşımı konusundan dolayı birlikte araç tuttuk ve eşim yanında kaynı ve kardeşi ile eski eşinin yanına gitti.ben sorunlarını aralarında halletmeleri için yanlarına gitmedim ancak eski eşi oda vardı deyip benimle ilğili davacı oldu. 2 ağır ceza mahkemesinde hırsızlık suçundan dava açıldı.hepimiz 1500 TL para cezası aldık. bu kararı ne itiraz ne zamanaaşımı hiçbirşey bozamadı . en son geçen ay yarğıtay onadı .ancak ben memur olduğum halde şu ana kadar idari soruşturma açılmadı .bundan sonraki aşama ne olacak ne olur hiçbir ikrim yok . bana yardımcı olurmusunuz kafayı yemek üzereyim aradan 11 yıl geçti
iyi günler. hırsızlık suçundan bir yılın altında ceza alırsak öğretmen olabilirmiyiz. lütfen cevap..birde hüküm olarak hagb verilmişse ne olur... lütfen düşünce yada örnek varsa mesaj atsın...
Selam arkadaşlar ve site yönetimi benim de bir sorum olacak ben 2004 yılında 298 sayılı siyasi partiler kanununa muhalfetten 2yıl 6 ay ceza aldım.2009 da yargıtay onamış ve 09.05 2010 da cezaevine girdim ve 09.05.2011. de tahliye oldumve memkuriyetten el çektirildim tekrar döne bilmem için ne yapmalıyım ve son çıkan 12.07.2012 deki torba kanunun 44. maddesindeki haklardan yararlanabilirimiym,memuriyrte dönmek için ne yapmalıyım .sayın yöneticilerden ve bilgisi olan arkadaşlardan yardımcı olurlarsa sevinirim.
ilk defa atanacak memurun elinde memnu hakları varsa idarenin takdir hakkının olmadığını söylüyolar bununla ilgili yargı kararı veya yönetmelik varmıdır
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/44
Karar Sayısı : 2011/21
Karar Günü : 20.1.2011
R.G. Tarih-Sayı : 14.04.2011-27905
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR:
1- Ankara 9. İdare Mahkemesi (Esas Sayısı: 2008/44)
2- Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesi (Esas Sayısı: 2010/109)
İTİRAZLARIN KONUSU: 25.5.2005 günlü, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu?nun;
1- 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (3) numaralı fıkrasının son cümlesinin,
2- 10. maddesinin,
3- 12. maddesinin,
4- Geçici 2. maddesinin,
Anayasa?nın 2., 5., 10., 11., 12., 17., 20. ve 40. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Arşive alınan mahkumiyet kararlarının arşiv kayıtlarından çıkartılması istemiyle açılan davalarda, itiraz konusu kuralların Anayasa?ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptalleri için başvurmuşlardır.
II- İTİRAZLARIN GEREKÇESİ
A- Ankara 9. İdare Mahkemesinin Başvuru Kararının Gerekçe Bölümü Şöyledir:
?01.06.2005 tarih ve 25832 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 9. maddesinin l/a bendinde ?adli sicildeki bilgiler cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması halinde Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek arşiv kaydına alınır? aynı maddenin 3. bendinin son cümlesinde ?Adli para cezasına mahkumiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adli sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.? ve yine aynı Kanunun 12. maddesinin 1. bendinde ise, ?Arşiv bilgileri ilgilinin ölümü üzerine ve her halde kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesiyle tamamen silinir? hükümleri yer almıştır.
Hukuk, devleti bütün faaliyetlerinde hukukun genel ilkeleri ile bağlayıcılığı ve üstünlüğü olan Anayasa hükümlerine uygun hareket etmek zorundadır.
T.C Anayasasının 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun, refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlandıran ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak, yine Anayasanın 2. maddesinde sosyal hukuk devleti niteliği vurgulanan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır.
Öte yandan, Anayasanın ?Kanun Önünde Eşitlik? başlıklı 10. maddesinde, ?Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.? hükmü yer almıştır.
T.C Anayasasının 11. maddesinde de, ?Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.? hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, 1988 yılındaki evrakta sahtekarlık suç
slm arkadaşlar ben nitelikli dolandırıcıkla ilgili bi soru sorcam bu suçta hangi şartlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması verilir
Merhabalar.Ben 2003 yılında uyuşturucu(esrar) madde kullanmak sucundan yargılandım ve 10 ay ceza aldım bu ceza önce para cezasına çevrildi ve ertelendi. adli sici kaydım da gözükmesede adli sicil arşiv kaydımda mevcut.Kısmet olursa ben
Tsk da işçi olarak çalışacağım.
güvenlik soruşturması evresindeyim. sizce güvenlik soruşturması sonucunda veya 2003 yılında aldığım cezadan ötürü işe başlamamda bir engel teşkil edermi? yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederim
mrb bende şuanda hırsızlıkla suçlanıyorum ben yardımcı hizmetler memuruyum müdür yardımcımın 30 tlsi kaybolmuş benden bildi ama elinde kanıt yok ancak birinci sicil amirim olduğundan bişey diyemiyorum lütfen yardım edin neyapabilirim maillerinizi bekliyorum lütfen eziliyorum burda [email protected]
Madde 32 - Maddeyle;
a) Adli Sicil Kanununun 5 inci maddesine yansıtılan 2253 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi,
b) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında, yakalanan şahsa gözaltı süresinde avukat yardımından faydalanma imkanı tanınmaksızın alınan ifadelerin yargılama sırasında delil olarak kullanılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanmaya ilişkin 6 ncı maddesinin ihlali niteliğinde görüldüğünden, böyle kararların engellenmesi açısından, adi suçlarda yakalanan veya tutuklanan şahısların haklarına ilişkin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda da uygulanması bakımından 2845 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrası,
c) Modern ceza hukukunda cezalandırmadaki amaç, caydırıcılık olup, bunun asıl amacı ise ıslahtır. Basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak ve dolanlı iflas gibi suçlar beş yıldan fazla ağır hapis veya hapis cezasına hükmedilen mahkumiyetlerin ebediyen adli sicilden çıkartılmaması, cezalandırmanın ıslah amacına uygun düşmemektedir. Böyle bir suçu herhangi bir nedenle işleyen ve cezalandırılan kişi, ömür boyu sabıkalı olmanın verdiği psikoloji ile yeniden suç işleyebilecektir. Bu hal bir noktada da suça teşvik neticesini doğurmaktadır. Çelişkiyi ortadan kaldırmak için adli sicildeki kayıtların ömür boyu silinememesi yerine, diğer suçlara oranla daha uzun sürelere tabi tutarak, bu süre içinde suç işlemeyen kişilerin de adli sicil kayıtlarının silinmesi yoluna gidilmesi amaçlanmıştır. Ceza hukukunun temel prensiplerine aykırı bir durum oluşturan mezkur suçlardan mahkum olan kişilerin "ömür boyu mahkum edilmiş" olması gibi fevkalade haksız ve ağır bir sonuç doğuran Adli Sicil Kanununun 9 uncu maddesi,
)