Görevi kötüye kullanmaktan hak mahrumiyeti aldım memurluğum nasıl etkilenir?

06/08/2017 23:02:00
Yazdır

Soru

Merhabalar, ben bir kamu kurumunda memurum. Kamu zararı dolayısıyla görevi kötüye kullanmadan dolayı yerel mahkeme 200 gün hak mahrumiyeti verdi. Dava devam ediyor Yargıtay'a temyize gittim. Yargıtay da kararı onarsa memuriyetime nasıl bir etkisi olur?

Cevap

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. Maddesinde "Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.

A) Genel şartlar:

4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,

5. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak." hükmü 98. Maddesinde "Devlet memurlarının b) Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi; hallerinde memurluğu sona erer." hükmü bulunmaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 257. maddesinde görevi kötüye kullanma suçu "(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmü bulunmaktadır.

TCK'nin "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesinde; "(1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;

a) Adli para cezasına,

e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, çevrilebilir." Hükmü bulunmaktadır.

Yine TCK'nın "Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53. Maddesinde "(1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak; a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, .Yoksun bırakılır.

(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkumiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adli para cezasına mahkumiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar." hükmü bulunmaktadır.

Danıştay 1. Dairesinin 13/04/2004 gün ve E:2003/170, K:2004/3 sayılı Kararında ".Devlet memuru olup da memuriyetine son verilmesini gerektirmeyen bir hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkum olan bir kişinin, söz konusu cezanın infazı süresince memuriyet haklarını koruma ve kullanma ehliyetinin devam ettiğinin kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda olan Devlet memurunun hizmet ilişkisinin infaz süresince askıda olduğunun kabulüyle hükümlülük süresinin sona ermesinden sonra göreve iade suretiyle memuriyet statüsünü yeniden kazanması gerekmektedir ki bu da, memur hukukunun sonucu olan memur güvenliği ilkesinin bir gereğidir... Devlet memurlarının hükümlü bulundukları Devlet memurluğuna engel nitelik taşımayan hapis cezalarının infazı süresinde göreve devamsızlıkları nedeniyle memuriyetlerine son verilemeyeceği, bu kişilerin sözü edilen cezalarının infazı süresince hastalık ve yıllık izin kullanabilmelerine ve buna bağlı olarak maaş alabilmelerine hukuken olanak bulunmadığı" belirtilmiştir.

Danıştay 12. Dairesinin 11/10/1999 tarihli ve E.1997/3319, K.1999/1785 sayılı Kararında ".hükmedilmiş cezanın infaz edilmesinden sonra, hükümlünün aynı göreve iade edilmesi gerektiğine" denilmiştir.

DPB görüşlerinin de mahkeme kararları yönünde olduğu görülmektedir.

Sonuç olarak

1.İşlemiş olduğunuz suçun 657 sayılı Kanunun 48/A-5 inci maddesi kapsamında olmaması sebebiyle, bu madde açısından memuriyete engel bir durumunuzun bulunmadığını değerlendiriyoruz. Ancak hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanması kararı, belirli süreyle memuriyete dair hak ve yetkileri kullanmanızı engelleyecektir.

2.Danıştay ve DPB görüşleri de dikkate alındığında 48/A-5 kapsamına girmeyen bir suçtan dolayı hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanması kararı sebebiyle memuriyetinizin sona erdirilmeyeceğini, ancak bu sürede memuriyetinizin askıda (maaş ve özlük haklarından yararlanamayacaksınız) olacağını, yasak süresi sonunda tekrar görevinize başlatılmanız gerektiğini düşünüyoruz.

Bu soru 3,146 defa okundu.
YORUMLAR
Bu soruya henüz yorum yapılmamış.
İlk yorumu siz ekleyin.
ANKET
2018 yılında, memurlar için sizce hangi zam oranı kabul edilebilir?