Yandex.Metrica
Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  

Çırak olarak çalışan eşe aile yardımı ödeneği verilir mi?

19/04/2007 12:01:00
Yazdır

Soru

Kendim 657 sayılı devlet memuruyum. Şimdiye kadar eş ve çocuk yardımlarını alıyordum. Ancak Mart 2007'de eşim bir tekstil firmasına işe girdi ve çıraklık eğitimi statüsünde çalışıyor. Asgari ücretin altında yanı 280,00.- YTL aylık alıyor ve yine sigortası da çıraklık eğitim sigortası yani öğrenci sigortası... 3308 sayılı mesleki eğitim kanununa göre sigortalı. Bu sigorta da sadece iş kazası ve iş hastalıklarına ve de mesai saatinde hastalanan kişiler bakıyor, yani tam sigortalı değil.

Sağlığı başka bir kurum tarafından tam olarak karşılanmadığına göre nasıl olacak şimdi?
Bazı yetkililerle görüştüğümde sen hem aile yardımı alırsın hem de eşinin tedavisi kurumun tarafından karşılanması lazım dediler. Bazı yetkililer de eşin başka yerde çalıştığı için aile yardımı alamazsın bakma yükümlü olduğum kişilerden çıkartman gerekir dolayısıyla eşine vizite kâğıdı da alamasın dediler.

Bir de Çıraklık Eğitim Genel Müdürlüğünü aradığımda şunu söylediler. Eğer siz eşinizden dolayı aile yardımı alamıyorsanız o zaman sanat okulu ve ticaret lisesinde okuyan ve zaman zaman staja giden öğrencilerin velileri de çocuk yardımı parası almaması lazım. Çünkü onlarda staja gittikleri yerden belli bir ücret alıyor ve onlarda 3308 sayılı kanuna göre sigortalanıyor her ikisi de aynı kanuna göre çalıştırılıyor. Eşiniz kaç yaşında olursa olsun çıraklık eğitimi kapsamına alındıysa oda öğrenci sayılıyor dediler.

Bu konuyu çok araştırdım ama yazılı bir sonuç alamadım bu konuda bana yardımcı olur ve beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Yazılı bir belge bulamazsam eğer kurumum Nisan ayı maaşından eş yardımımı çıkartmamı istedi.

Cevap

5/6/1986 tarih ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu 19/6/1986 tarih ve 19139 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Anıla Kanununda Aday çırak başlıklı 9 uncu maddesinde "İlköğretim okulunu bitirmiş olanlar, bir mesleğe hazırlık amacı ile çıraklık dönemine kadar işyerlerinde aday çırak olarak eğitilebilirler." olarak tanımlanmış olup, çıraklık şartları ise 10 uncu madde de;
"1) 14 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak.
2) En az ilköğretim okulu mezunu olmak.
3) Bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak." olarak belirlenmiştir.
Ancak, ondokuz yaşından gün almış olanlardan daha önce çıraklık eğitiminden geçmemiş olanlar, yaşlarına ve eğitim seviyelerine uygun olarak düzenlenecek mesleki eğitim programlarına göre çıraklık eğitimine alınabilmektedirler.
Mezkûr Kanunun 11 inci maddesinde ise "Aday çırak ve çırak; öğrenci statüsünde olup, öğrencilik haklarından yararlanır. Bunlar işyerinde çalışan işçi sayısına dahil edilmezler." denilmektedir.

Çırakların ücret ve sosyal güvenliğine ilişkin olarak 25. maddede "Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışlar; aday çırak veya çırağın velisi veya vasisi veya kişi reşit ise kendisi; öğrenciler için okul müdürlüğü ile işyeri sahibi arasında Bakanlıkça belirlenen esaslara göre düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir. Ancak, işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenci, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin% 30'undan aşağı ücret ödenemez.
Aday çırak, çırak ve öğrencinin eğitimi sırasında işyerinin kusuru halinde meydana gelecek iş kazaları ve meslek hastalıklarından işveren sorumludur.
Aday çırak, çırak ve öğrencilere ödenecek ücretler her türlü vergiden müstesnadır.
Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere sözleşmenin akdedilmesi ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık sigortaları hükümleri uygulanır. Sigorta primleri 1475 sayılı İş Kanununun 33 üncü maddesi gereğince bunların yaşına uygun asgari ücretin% 50'si üzerinden Bakanlık bütçesine konulan ödenekle karşılanır.
Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 23, 24, 35 ve 42 nci maddeleri hükümleri uygulanmaz. Ayrıca bunlara aynı Kanuna göre işgöremezlik ödenekleri bağlanacak sürekli işgöremezlik gelirine esas olacak günlük kazançların tespitinde sigorta primine esas tutulan ücret dikkate alınır." hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 202 maddesinde "Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir.
Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından her biri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Ancak ikiden fazla çocuk için aile yardımı ödeneği verilmez. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir. Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını 3 katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Dul memurların çocukları için yukarıdaki fıkralar hükmü uygulanır.
Boşanma veya ayrılık vukuunda mahkeme bu yardımın hangi tarafa ve ne oranda verileceğini de kararında belirtir.
Devlet memurunun, geçimini sağladığı üvey çocukları için de bu ödenek verilir."denilmektedir.

Söz konusu hüküm uyarınca eş için aile yardımı ödeneği verilmesi eşin her ne şekilde olursa olsun;
1- Menfaat karşılığı çalışmamak,
2- Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almamak,
gerekmektedir.

Ayrıca, 657 sayılı Kanunun Çocuk İçin Aile Yardımı Ödeneği Verilmeyecek Haller başlıklı 206 ncı maddesinde "Aşağıdaki hallerde çocuklar için aile yardımı ödeneği verilmez:
1. Evlenen çocuklar,
2. 25 yaşını dolduran çocuklar (25 yaşını bitirdiği halde evlenmemiş kız çocukları ile çalışamayacak derecede malullükleri resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilenler için süresiz olarak ödeneğin verilmesine devam olunur.)
3. Kendileri hesabına ticaret yapan veya gerçek veya tüzel kişiler yanında her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışan çocuklar (Öğrenim yapmakta iken tatil devresinde çalışanlar hariç),
4. Burs alan veya Devletçe okutulan çocuklar."
denilmektedir.
Anılan hükümde çocuklara hangi hallerde ödenmeyeceği zikredilmiştir.

Açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, çocuklar öğrenci oldukları dönemde, öğrenim maksadı ile kurum ve kuruluşlarda yaptıkları staj devreleri için kendilerine verilen ücret, 657 sayılı Kanunun 206 maddesi kapsamında yer almadığı açıktır. Staj olmadan diploma almak ve eğitimi tamamlamak söz konusu değildir.

3308 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin "Ancak, ondokuz yaşından gün almış olanlardan daha önce çıraklık eğitiminden geçmemiş olanlar, yaşlarına ve eğitim seviyelerine uygun olarak düzenlenecek mesleki eğitim programlarına göre çıraklık eğitimine alınabilmektedirler" hükmü uyarınca 19 yaşını aşmış olanlarda çıraklık eğitimine tabi olabilmektedirler. Bu kanun 25 inci maddesi uyarınca mesleki eğitime tabi tutulanlara asgari ücretin %30 undan aşağı olmamak üzere bir ücret ödenmekte olup, Aday çırak, çırak ve öğrencilere ödenecek ücretler her türlü vergiden müstesna tutulmuştur. Aday çırak ve çırak; 19 yaşını aşsa bile öğrenci statüsünde olup, öğrencilik haklarından yararlanacakları muhakkaktır.

Bu bağlamda,

1- Eğitim, yol ve iaşe masraflarını temin maksadıyla kendisine verilen ücretin, bir gelir olarak algılanması ve menfaat karşılığı çalışma olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu düşünmekteyiz.

2- İlgilinin istisnalar dışındaki sağlık masraflarının, ilgili sosyal güvenlik kurumunca da karşılanmaması, bu görüşümüzü doğrulamaktadır.

3- İdarenin hakkınızda farklı bir işlem tesis etmesi halinde, yargı yoluna başvurursanız, kesin olmamakla birlikte, olumlu bir sonuç alabileceğinizi düşünmekteyiz.

Bu soru 16,115 defa okundu. 2 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ANKET
MEB'in politika üretebilmesi için, öğretmen atamalarının taşraya devredilmesini ister misiniz?