Advertisement

HAGB kararı alanların polisliğe başvurusu engellenebilir mi?

06/12/2020 16:23:00
Yazdır

Soru

Polis memuru yetiştirmek için Polis Meslek Eğitim Merkezlerine (POMEM) 8000 aday alımı için yapılan duyuruda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olanların başvuramayacağı belirtiliyor. TSK bile subay alımlarında bu şartı kaldırmışken polis alımlarında neden uygulanıyor?

Cevap

Emniyet teşkilatının polis memuru ihtiyacı POMEM ve Polis Meslek Yüksekokulları (PMYO) aracılığı ile karşılanmaktadır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun ek 24. maddesinde, "Emniyet Teşkilatının polis memuru ihtiyacını karşılamak üzere, Cumhurbaşkanı kararı ile polis meslek eğitim merkezleri açılabilir.

Lisans mezunlarından Kamu Personeli Seçme Sınavında Bakanlıkça belirlenecek taban puanı almış olan erkek ve kadın adaylar arasından yönetmelikle belirlenecek şartları taşıyanlar ve sınavda başarılı olanlar polis meslek eğitim merkezlerine alınırlar. Toplam kontenjanın %20'sini aşmamak kaydıyla Bakanlıkça belirlenecek sayıda önlisans mezunu da bu fıkrada belirtilen usule uygun olarak polis meslek eğitim merkezlerine alınabilir.

....

Polis meslek eğitim merkezlerinin kuruluş ve çalışma usül ve esasları; bu merkezlerde eğitime alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, yapılacak sınavlar, disiplin ve eğitim-öğretimle ilgili konular, öğrenciliğin sona ermesi, tazminat ve yükümlülük esasları ile giyecekleri kıyafetler ve diğer hususlar İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükümleri yer almaktadır.

4652 sayılı Polis Yükseköğretim Kanununun 10. maddesinde ise, Emniyet Teşkilatının ihtiyacı olan polis memurlarını yetiştirmek üzere; Cumhurbaşkanı kararı ile Polis Akademisine bağlı, ön lisans düzeyinde, mesleki eğitim öğretim ve uygulama yapan polis meslek yüksekollurı açılacağı, 30. maddesinde ise, polis meslek yüksek okullarının kuruluş, çalışma, disiplin ve eğitim öğretim esasları ile bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartların yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

Görüldüğü üzere hem 3201 sayılı Kanun hem de 4652 sayılı Kanunda POMEM ve PMYO'lara alınacak öğrencilerde aranacak şartlara yer verilmemiş, bu şartların yönetmelikle düzenlenmesi esası getirilmiştir.

Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliğinin 8. maddesi ile Polis Meslek Yüksekokulları Giriş Yönetmeliğinin 8. maddesinde adaylarda aranacak şartlar belirlenmiş olup, bu şartlardan biri de, "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, adayın kendisinin ve evli ise eşinin;

1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahküm olmamak,

2) Affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan dolayı mahküm olmamak veya bu suçlardan dolayı devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak veya kovuşturması uzlaşma ile neticelenmemiş olmak." tır.

Anayasanın 70. maddesine göre kamu hizmetine girişte görevin gerektirdiği niteliklerden başka nitelik aranamayacak olup, 128. maddesine göre de mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklı kalmak üzere, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Anayasanın ilgili hükümleri karşısında POMEM ve PMYO'lara alım koşullarının kanunla düzenlenmesi gerekirdi.

Diğer taraftan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231 inci maddesinde, "... (5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder..." denilmektedir. 657 sayılı Kanunun 48/A.5 maddesinin uygulamasında nitelikli suçlardan mahkumiyet halinde dahi HAGB kararı verildiğinde bu durum memuriyete engel oluşturmamaktadır.

Peki alım şartları kanunla düzenlenmiş olsa bu durum hukukiliği sağlar mıydı? Bu sorunun cevabı için Anayasa Mahkemesinin 3 Aralık 2020 tarihli ve 31323 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan E.2020/14, K.2020/58 numaralı Kararına bakmamız gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanununun çarşı ve mahalle bekçisi olacaklarda aranacak şartlar arasında sayılan 6 aydan fazla hapis cezası almamış olma şartının iptaline ilişkin vermiş olduğu söz konusu kararında anılan hükmü Anayasanın 13 ve 70. maddelerine aykırı görerek iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde 657 sayılı Kanuna atıf yapılarak Devlet memurluğuna alınmaya ilişkin genel şartlar arasında yalnızca suçun kasten işlenmesi halinde mahkumiyetin engel teşkil edeceğinin düzenlendiğini, çarşı ve mahalle bekçilerinin yardımcı olduğu genel kolluk veya diğer kamu düzeni ile ilgili kamu görevlilerinin kamu hizmetlerine girişi bakımından da taksirle işlenen suçların engel teşkil etmediğini, taksirle işlenen suçlarla mahkumiyet halinde çarşı ve mahalle bekçiliğine girilmesinin engellenmesinin anayasal bağlamda meşru bir amacının bulunmadığını ifade etmiştir.

Sonuç olarak, POMEM ve PMYO'lara giriş şartlarının Anayasanın 128. maddesine uygun olarak yönetmelikle değil kanunla düzenlenmesi gerektiğini, kanunla düzenleme yapılsa bile getirilen şartların 657 sayılı Kanunla uyumsuz olamayacağını, bu yönüyle HAGB kararı verilen mahkumiyetlerin polis alımlarına engel oluşturmasının hukuka aykırı olduğunu değerlendirmekteyiz. Bu kapsamda ilgili Yönetmeliklerde değişiklik yapılarak hukuka uygunluk sağlanması yerinde olacaktır. Ayrıca HAGB kararı sebebiyle başvurusu alınmayan adaylar idari yargıda hem başvurunun kabul edilmemesine ilişkin işlemin hem de Yönetmeliğin ilgili hükmünün iptali istemiyle dava açabilecektir.

Bu soru 13,279 defa okundu. 1 Yorum yapıldı
YORUMLAR