Ceza davası kesinleşmeden memuriyet sonlandırılır mı?

02/09/2016 00:34:00
Yazdır

Soru

Devlet memurları kanunu 48. Maddesi memurluğa giriş şartlarını düzenlemektedir. Bu şartları olmayanlar memurluğa alınmıyorlar sonradan kayıp edenlerde 98. Maddeye göre memuriyetten çıkartılıyorlar. Yerel mahkemenin hakkında 4 yıl 2 ay vermiş olduğu hapis cezası vardır. Dosya Yargıtay'da temyiz'de olup kesinleşmemiştir. Adlı sicil kaybım yoktur. Halen görevdeyim(Milli Eğitimde Öğretmen) birçok yargı kararında ve Devlet Personel Başkanlığının görüşlerinde 98. Maddeye göre memuriyetten çıkartabilmek için yargı karanın kesinleşmesi gerektiği vurgulanmıştır disiplin soruşturma Milli Eğitim Bakanlığına memuriyetten men cezası ile gönderilmiş yüksek disiplin kurulu dosyayı ret ederek Konya'ya iade etmiştir. Konya'da bir alt ceza olan kademe ilerlemesinin durdurulması cezası uygulamıştır. Bitmiş bir idari soruşturma kesinleşmemiş bir yargı kararı adli sicil arşiv kaydı boş, sabıka yok hüküm infaz edilmeye başlanmamış Yargıtay'dadır. Bu durumda bile derdimi anlatacak kimse bulamadım hukuki anlamda yardımlarınızı ve görüşlerinizi talep ediyorum.

Cevap

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun devlet memuru olmanın genel özel şartlarını düzenleyen 48 inci maddesinde "Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.
A) Genel şartlar:
1. Türk Vatandaşı olmak,(1)
2. Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak,
3. Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,
4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
5. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahküm olmamak.
6. Askerlik durumu itibariyle;
a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,
b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,
c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,
7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek (...) akıl hastalığı (...) bulunmamak.
B) Özel şartlar:
1. Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 nci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak,
2. Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak." hükmü yer almaktadır.

Adli yargılamada mahkümiyet kesinleşmesi halinde hüküm ifade etmektedir. Yani kesinleşmemiş karar uygulanmamaktadır

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125 inci maddesinde Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller sayılmış (tadat) bulunmaktadır.
Mezkur 125 inci madde de disiplin cezaları;
A) Uyarma,
B) Kınama,
C) Aylıktan kesme,
D) Kademe ilerlemesinin durdurulması,
E) Devlet memurluğundan çıkarma olarak belirlenmiştir.

Mezkur Kanunun "Cezai kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi" başlıklı 131 inci maddesinde "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez.
Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.
(160 sayılı Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kuruluşlarda çalışan personel hakkında; görevden doğan veya görevi sırasında işledikleri suçlarla kişisel suçları sebebiyle Cumhuriyet savcıları veya askeri savcılar veya sorgu hakimlikleri veya Memurun Muhakematı hakkında Kanun uyarınca yetkili kurullarca yapılan soruşturma sonunda düzenlenen takipsizlik, meni muhakeme, iddianame, talepname veya lüzumu muhakeme karar suretleri ile ilgili mahkemelerce verilen kesinleşmiş karar suretleri bu personelin bağlı olduğu bakanlık veya kurum veya kuruluşa gönderilir."
denilmektedir.

Ceza kovuşturmasının disiplin soruşturmasına etkisi olmadığı gibi disiplin soruşturmasının da ceza kovuşturmasına etkisi bulunmamaktadır. Kişiler ceza davasından beraat etseler dahi disiplin soruşturmasından ceza alabilmektedirler. Terside olabilmektedir. Yani disiplin cezası almasalar dahi ceza davasından mahküm olabilmektedir. Disiplin cezası alıp üstüne ceza davasından da mahküm olmaları da mümkün bulunmaktadır.

657 sayılı Kanunun "Memurluğun son ermesi" başlıklı 98 maddesinde "Devlet memurlarının
a) Bu kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılması;
b) Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi;
c) Memurluktan çekilmesi;
ç) İstek, yaş haddi, malüllük sebeplerinden biri ile emekliye ayrılması;
d) Ölümü;
hallerinde memurluğu sona erer."
hükmü yer almaktadır.

Yukarı yer verilen hüküm ve açıklamalar uyarınca; 657 sayılı Kanun un 48 inci maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca;
1- Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahküm olan kişilerin devlet memur olmaları mümkün bulunmamaktadır.

2-Mahkümiyet (kesinleşmeden) olmadan 657 sayılı Kanunun 98 inci maddesinin b bendi uyarınca memurun memuriyetine son verilemez.

3-Memuriyetten çıkarma cezası dışında bir disiplin cezası ile cezalandırmak ceza davasını sonucu değiştirmemektedir.

Bu soru 49,270 defa okundu. 5 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ANKET
İmamoğlu'nun, 'tüm verileri kopyalayın' talimatını doğru buluyor musunuz?